Siyaset Haberleri Son Dakika, Son Dakika Siyaset Haberleri

Şentop: Hükümetin parlamento içi dengelere bağımlı olmasının zararlarını çok gördük

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, parlamenter sistemlerde hükümetlerin, siyaset dışı güçlerin etkisine açık olduğunu belirterek, ‘Dengeleri dışarıdan yönetebilen güçler devreye girebilirse, o zaman hükümetleri düşürmek mümkün hale geliyor. Bunun en bariz örneği 12 Mart’ta yaşandı. Benzer şeyi 28 Şubat’ta yaşadık. Hükümetin parlamento içi dengelere bağımlı olmasının zararlarını çok gördük’ dedi.TBMM Başkanı Şentop, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Açılışı’nın 100’üncü Yılında; ‘Milli Egemenlik ve Temsil’ Konulu Uluslararası Sempozyumu’na ev sahipliği yaptı. Meclis’te düzenlenen programda konuşan Şentop, pandemi sürecine dikkat çekerek, ‘İnsanlık tarihinin tabii çok zor bir döneminden geçiyoruz, belki daha önceki dönemlerde büyük salgınlar yaşanmış ama dünyanın bu kadar küreselleştiği bir ortamda ve insan sayısının çok arttığı ve insanların birbiriyle çok iç içe geçtiği bir ortamda çok daha yıkıcı etkileri olduğunu görüyoruz. 21’inci yüzyılın başlarında dünyanın çok önemli bir değişim sürecine girdiği bir noktada bu salgınla karşılaştık. Bu salgının bu bakımdan biraz bu değişim sürecini hızlandırıcı katalizör görevi gördüğünü ama daha fazlasıyla, hatta bunun mahiyetini değiştirici, niteliğini değiştirici bu değişim sürecinin bir görev, bir fonksiyon ifa edeceğini görüyorum, düşünüyorum. İşte bu toplantıdan sonra yapılacak toplantıları online olarak yapacağız, dijital ortamlarda yapacağız ve hayatımızın birçok alanına dijital nitelikte ifade edebileceğimiz birçok şey girmiş durumda. Toplantılarımızı böyle yapıyoruz’ diye konuştu.’BELKİ BAŞKA VİRÜSLERLE DÜNYA KARŞI KARŞIYA KALACAK’Şentop, virüsle ilgili pek çok şeyin tartışıldığına dikkat çekerek, ‘Bugün bir virüsle karşı karşıyayız ama belki yarın, öbür gün başka virüslerle, salgınlarla dünya karşı karşıya kalacak. Bunun nasıl devam edeceğini, ne kadar devam edeceğini ve neleri değiştireceğini düşünmemiz lazım’ dedi. Dijital ortamlarda seçim sonuçlarının da etkilenebileceğine vurgu yapan Şentop, son ABD seçimlerine dikkat çekerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçimiyle ilgili tartışmaların hala devam ettiğini söyledi. Şentop, Cambridge Analytica isimli şirketinin Facebook’taki kişisel verilerden hareketle seçmen iradesini manipüle edecek bazı işler yaptığına dair iddiaları hatırlattı. Daha sonra İngiltere’de Brexit ile ilgili halk oylamasında da bu iddiaların gündeme getirildiğini, bunun üzerine İngiltere Parlamentosu’nda ‘Facebook’un Brexit’e etkisi’ üzerine bir rapor hazırlandığını aktaran Şentop şöyle dedi: ‘Kişisel veriler üzerinden ve oradaki faaliyetleri üzerinden, insanların beğenileri üzerinden yeniden başkalarına aktardıkları, gönderdikleri yazılar veya görüntüler üzerinden; öncelikle kişisel kararların ne olacağı, daha sonra siyasi kararlarının ne olacağı yönünde birtakım tahminlerde bulunma ve bu tahminleri kullanarak, onları bu istikametten değiştirme veya bu istikamette hareket etmelerini kolaylaştıracak şekilde verilerle besleme yönünde bir çalışma var. Bunun seçmen iradesine ve seçme hakkına etkisi üzerinde yakın zamanda çok ciddi tartışmaların yapılacağını, yapılması gerektiğini düşünüyorum.”SİYASİ İKTİDARLARIN DA ÜZERİNDE ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER VAR’20’nci yüzyılda seçme ve seçilme hakkının, seçmen iradesiyle ilgili baskı konusu dendiğinde akıllara ilk devlet otoritesi geldiğini belirten Şentop, ‘Şimdi siyasi iktidarların da üstünde, onlardan çok daha fazla bu imkanı elinde tutan çok uluslu şirketler var. Bu bağlamda ben 21’inci yüzyılın belki ilk yarısı içerisinde en önemli tartışma konularımızdan birisinin bu bağlamda seçme hakkı, seçmen iradesi ve bunun manipülasyonuyla ilgili işte milli iradenin, milli egemenliğin nereye evrileceğine dair tartışmalar olacağını düşünüyorum. Bu konuda bizim de hassasiyetler geliştirmemiz gerektiği kanaatindeyim’ ifadelerini kullandı.’DİJİTALLEŞME SALGIN SONRASINDA DA DEVAM EDECEK’Pandemi nedeniyle, dijitalleşmenin daha fazla kullanıldığına dikkat çeken Şentop, salgın sonrası da bu dijitalleşmenin devam edeceğini belirtti. Sosyal mecraların, kendilerine göre bir ideolojiye, siyasi görüşe sahip olduğunu ifade eden Mustafa  Şentop, ‘O görüş istikametinde kendilerini kullanan insanları da belki sert bir kontrolle değil ama daha yumuşak bir kontrolle yönlendirmeye de çalışıyorlar’ dedi.Şentop, TBMM’nin 100’üncü yılının önemli bir tarihi dönüm noktası olduğunu belirterek, ‘Ama bizim gerek parlamento göreneğimiz gerek istişare geleneğimiz gerekse devlet yönetimindeki kurumsallaşmalar, aynı zamanda kural koyan organla yargı organlarının özellikle ayrılması, kural koyucu organlarla otoriteyle yönetim yetkisinin birbirinden ayrılması noktasında tarihimizde çok önemli, dikkate değer ayrıntılar ve uygulamalar var. TBMM’nin 100’üncü yıl bağlamının tarihi akış içinde kavranması gerekiyor. TBMM’nin açılışının, aslında bizim parlamento geleneğimizin güçlü bir örneği olması bakımından da bu akış içinde değerlendirilmesi önemli’ açıklamasında bulundu.’HÜKÜMETİN PARLAMENTO İÇİ DENGELERE BAĞIMLI OLMASININ ZARARLARINI ÇOK GÖRDÜK’1924 Anayasası ile 1960’a kadar devam eden süreçte, sistemin tam anlamıyla parlamenter sistem olduğunun da tartışmaya açık olduğunu kaydeden Şentop sözlerini şöyle sürdürdü: ‘1950’den sonra belki bu uygulamanın parlamenter sistem olduğunu ifade edebiliriz. Bizim anladığımız klasik manada parlamenter sistem 1961 Anayasası ile Türkiye’ye gelmiştir. Parlamenter sistemin en önemli problemi, yürütmeyi halk seçmiyor, halk sadece parlamentoyu seçiyor. Yürütme, parlamentonun içinden çıkıyor. Seçim yaptığınızda hükümet çıkmıyor, normal şartlar altında. Parlamento oluşuyor, sonra parlamento kendi içinden bir hükümet çıkartıyor. Dolayısıyla hükümetlerin oluşumu, parlamento içindeki dengelere çok bağlı. Eğer bu dengeleri dışarıdan yönetebilen bazı siyaset dışı güçler devreye girebilirse o zaman hükümetleri düşürmek, hükümetler kurdurabilmek mümkün hale geliyor. Bunun en bariz örneği 12 Mart’ta yaşandı. O zamanki Başbakan merhum Demirel, verilen muhtırayla istifa etmek durumunda kalıyor. Tamamen teknokratların oluşturduğu hükümetler kuruluyor. Bu hükümetler, Meclis’ten güven oyu almışlar. Çünkü Meclis üzerinde dışarıdan çok ciddi bir askeri vesayet, baskı var. 2 yıl Meclis var, parlamento açık ama dışarıdan darbe muhtırasını veren askerlerin kontrol ettiği, yönettiği, telkin ettiği hükümetlerle yönetiliyor. Benzer şeyi 28 Şubat’ta yaşadık. Türkiye darbe, vesayet dönemini yaşarken parlamenter sistem içerisinde, hükümetin parlamento içi dengelere bağımlı olmasının zararlarını çok gördük.’

Bir önceki yazımız olan - Putin 'yapay zeka devlet başkanı olabilir mi' sorusunu yanıtladı başlıklı makalemizde Politika, Rusya ve Rusya Devlet Başkanı hakkında bilgiler verilmektedir.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

diyarbakır escort diyarbakır escort halkalı escort istanbul escort bursa escort uşak escort masaj salonu